Kültür

Talihsiz Bir Yaşam Öyküsü Sabahattin Ali

Talihsiz Bir Yaşam Öyküsü Sabahattin Ali

Sabahattin Ali deyince, insanların aklına her şeyden evvel KÜRK MANTOLU MADONNA romanı eşliğinde kahve görselleri geliyor ne yazık ki. Hâlbuki nice güzel öyküleri, romanları hatta çoğu da günümüzde bildiğimiz hep eşlik ettiğimiz şarkılara ilham kaynağı olan şiirleri benim nazarımda çok daha değerli.

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma.

Hapishane duvarları ardından yazdığı erdemli direnişi.

Image credit: Sabahattin Ali

Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigâr gibi

Dizelerinde ÇOCUKLAR GİBİ sevdiğini ifade ederken.

Gönlüm seninkine yardı
Aynı şeyleri duyardı
Ayaklarımız uyardı
Ben gene sana vurgunum.

Sabahattin Ali’nin değimiyle CANIM ALİYE’sine vurgunluğunu.

Sabahattin Ali, edebî yaşamına şiir ile başlamasına karşın, edebiyatımızda daha çok yazdığı roman ve öykülerle tanınmış ve yer edinmiştir. Yazarın halk edebiyatı etkileri de açıkça görülen birçok şiiri de çeşitli dergiler yayımlandı ve daha sonra kitaplaştı. Bu şiirlerden bazıları da usta müzisyenler tarafından bestelendi.

Göklerde kartal gibiydim
Kanatlarımdan vuruldum

Doyunca saramadığım
Görmeden duramadığım.
Nazlı yârimden ayrıldım.

Diyerek çektiği azabı, her mısrada buram buram kokan hasretliğini dile getirir. Büyük sıkıntılar yaşandığı, tutsak olduğu dönemlerde bile yazarın ailesine ve mücadelesine dair pek çok bilgiyi “ Canım Aliye Ruhum Filiz” de görmek mümkün.
Ve ölüm, onu, ülkesinden kaçarken Bulgaristan sınırında yakalamıştır.

“ benim meskenim dağlardır ”

1 2 3 4Sonraki sayfa

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu