Sizden Gelenler

Seninleyim

Seninleyim

Merhabalar bugün sana herkeste olan fakat nedenini çözemediğimiz birçok şeyden bahsedeceğim, o halde hazırsan başlayalım. Hayatın birçok yerinde bir çok olayda ve olguda yaşanmış şeyler var. Herkesin kendi kalbinde yaşadığı olaylar. İnsanları psikolojik olarak mahveden şeyler.

Boğulma hissi yaşadığın anlar illaki oldu, nefes alamadığın durumlar, keşke yaşamasaydın bu hayatı dediğin anlar. Peki bunların başlangıcı olduğunu bilseydin? Birçok delinin veya kendi sapkınlıkları uğruna bir şeyler yapan insanların, senin ileride anksiyete, depresyon gibi birçok çukura hapsettiğini biliyor musun?

Evet hayat zor; sınavlar, aile, belki cinsel kimlik bunalımı, akraba kıyasları, yaşadığın travmatik olaylar vb. birçok şey seni anksiyeteye sürükleyebilir. Kadınlarda daha çok görülen bir durumdur. Nedeni ataerkil toplumda kadınlar baskıyla büyüyor. Evlenince bana karışmaz sanılan bir sürü algıya düşen kadınlarımız, evlenip hayatlarını mahvediyor. Sadece kendi hayatlarını da değil kendi evlatlarının hayatları da böylece sıkıntılı oluyor.

Sağlıklı ebeveynler tarafından büyütülmeyen çocuklar, psikolojik bunalımla hayata başlıyor. Tabi buna başlamak denirse, tabi buna yaşamak denirse. Sürekli kendini kanıtlama çabası içerisinde oluyorsun, sürekli bir yerlere gelme çaban oluyor sürekli nefes almanın sana kolay olacağı anı bekliyorsun, sonuç mu? Kocaman bir HİÇ, bunun sebebi de zaten güzel bir yaşamın yok.

Evlenmeden önce yapılan kan tahlillerinden önce evlenebilir raporu alınması daha mantıklı, evlenip şiddete maruz kalan kadınların birçok çocuk yapması, zaten zor olan hayatlarını daha çok çıkmaza sokmakta, kimse orada kalmaktan memnun değil fakat kimse ses çıkaramıyor. Nedeni basit değil mi? Koca dayağı, kaynananın laf söylemesi, baba evine gitse sanki daha mı mutlu olacak. Fiziksel şiddete uğramasa da psikolojik olarak yavaş yavaş yok olacak.

Sen düşünüyor musun ki ruhu ölen bir kadının ayakları yere tam olarak bassın. Bu erkek içinde geçerli, onların durumu da kötü, sürekli para bulma çabası, “erkeklik” adı altında yapılan birçok saçma şeyler var. Kimse nazik olmanın bu hayatta salaklık olmadığını nasıl anlayacak acaba?

Lütfen kötü kalplerinizi alıp bu dünyadan gidin zaten hayat zor, zaten nefes alamıyoruz. Halledebileceğimiz çok şey varken bizi bu küçük kalıplara sokuyorsunuz. O gün ne gerekirse kategoriler listesini açıp onu seçiyoruz. Neden insanları kalıplaştırıyorsunuz.

Neden her şey bir düzende olmak zorunda? İstersem 90 yaşında yeniden evlenebilirim, bu benim hayatım, bu benim yaşamım. Tanrı, Allah, Gök tengri, toprağa kavuşma, belki de yeni bir beden de uyanma, ne demek istiyorsan inancın gereği neye inanmak istiyorsan ona inan, konum bu değil konum ulaşacağın şeye yine kendi başına ulaşman olduğu.

1 2Sonraki sayfa

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu