Bilim

Fizik nedir?

Fizik nedir?

Fizik; maddenin kuvveti, enerji, kütle, yük ve hareketi gibi kavramlarla ilgilenir. Doğada gerçekleşen olayların madde ile enerji arasındaki etkileşimini inceleyen ve mantıklı açıklamalar yapan uygulamalı bir bilim dalıdır.  Doğadaki olayları tüm yönleriyle inceler.  Astronominin alt dalıdır. En eski bilim dalları arasındadır. Günümüzde ki modern fizik matematik, kimya, felsefe veya biyoloji gibi dalların disiplinlerinin farklılaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Fiziğin zamanla gelişmesiyle birlikte diğer disiplinleri etkilemiş ve ilerlemesine katkıda bulunmuştur. Elektromanyetik ve nükleer fizikteki yenilikler teknolojinin gelişmesine neden olmuştur. Televizyon, bilgisayar, elektrikli ev aletleri gibi örnekler toplumun gelişmesinde önemli etkilere sahiptir.

Fizik kökenini, Antik Yunan felsefesinden alır. Antik çağlardan beri insanlar doğadaki olayların nasıl gerçekleştiğini merak etmiştir. En çok merak edilen Güneş ve Ay en çok merak edilen gök cisimleriydi. Yapılan gözlemler genellikle yanlış sonuçları ortaya çıkarmıştı. Tales, doğa olaylarının gerçekleşmesinin bir nedeni olduğunu savundu ve açıklamak için dinsel, doğaüstü ve mitolojik açıklamaları reddeden ilk kişi olmuştu. Tales ilk kez maddeyi karakterize etmiştir. Demokritus, doğada ki atomların bölünmediğini savunmuştur. Aristoteles ve Batlamyus’un çalışmaları genel olarak gündelik gözlemlerle örtüşmemekteydi. Ama diğer antik filozofların ve astronomların yaptığı gözlemler doğruydu. Leucippus atomizmi kurdu, Arşimet mekanik, statik ve hidrostatik alanlarında suyun kaldırma kuvvetini içeren çalışmalar yapmıştır. Orta çağda, Müslüman fizikçiler deneysel fiziği buldular bu fizikçiler arasında İbn-i Heysem öne çıkan isimlerdendir. Avrupa fizikçilerinin modern fiziği oluşturmaları devamında gelmektedir.

Yunan filozofları, “Aristo’nun Fizik” eserine kadar kendilerine özgü doğa felsefelerini geliştirmiştir. 18. Yüzyıla kadar fizik aslında doğa felsefesi olarak biliniyordu. 19. Yüzyılda felsefeden ve diğer bilimlerden pozitif bilim olarak ayrılmıştır. Filozoflar merak ettiği sorulara cevap bulurken aynı zamanda yeni sorular ortaya çıkmıştır. 20. Yüzyılda ise Albert Einstein’ın çalışmaları günümüzde de hala etkilerini sürdürmektedir.

            Fizik kuarklar, nötrinolar, elektronlar gibi birçok şeyi inceler. Doğada kendiliğinden oluşan her şeyi incelediği için bazı zamanlarda temel bilim olarak da bilinmektedir. Doğada ki çeşitli maddeleri basit şekilde açıklamaya çalışır. Gözlemlenebilir olayları temel nedenlerle basit olarak açıklamaya çalışır. Tarih boyunca yağmurun nasıl yağdığı, şimşeğin ve yıldırım nasıl oluştuğunu ve gezegenlerin nasıl hareket ettiğini merak ederek gözlemler yapmışlardır. Aslında ortaya çıkmasına neden olan bir diğer şey de insanların olayları merak etmesiyle başlamıştır. Fizikçiler bilimsel metotlar kullanarak maddenin başlıca özelliklerini inceler. Fizik 4 konuya ayrılmaktadır. Bunlar;

Fizikçiler kendi aralarında alanlara ayrılır. Teorik fizikçiler yeni teoriler bulmak için çabalar, deneysel fizikçiler ise deneyleri test eder ve yeni maddeleri keşfederler. Teorilerin doğruluğu bilimsel metotlar ile test edilmektedir. Yapılan araştırma sonuçlarında uygulanan deney ve gözlemler sonucu bilgiler toplanır ve teori ile kıyaslanır. Kıyaslama sonucuyla doğru olup olmadığına karar verilir. Araştırmalar da gözlemlenen veriler eğer ki çok iyi derece de aynı sonuçları verdiyse, teoriler ya bilimsel yasa ya da doğa yasası olarak kabul edilir.

Galileo, doğanın kendi yasalarını belirlemesinde matematiğin etkisi olduğunu düşünmektedir. Yasaları belirlemek ve formüller oluşturmak için mantıksal çerçeve için matematikten faydalanır. Teorilerin sonuçlarını kıyaslamak için matematiksel formda olması gerekmektedir. Fiziğin matematik ile arasında ki farkı materyal olarak gerçekliği oluşturmasıdır. Uygulama alanlarında mühendislik ve medikal bilimlerde bulunmaktadır. Günümüzde fiziksel araştırmalar farklı alanlarda gelişmeye devam etmektedir. Açıklanmamış astronomik ve kozmolojik gözlemler vardır.

20. yüzyıldan günümüze kadar fiziğin alanları gelişmiş ve özel alanlara ayrılmıştır. Çoğu filozof tek bir alanda çalışma yaparak kariyerlerini ilerletmişlerdir. Albert Einstein ve Lev Landau birden fazla fizik alanı ile ilgilenmişlerdir.

Fiziğin araştırma alanları, katı hal fiziği, atomik, moleküler ve optik fizik, parçacık fiziği, astrofizik, jeofizik, biyofizik gibi sıralanabilir. Fiziğin bağımsızlığı için sadece tarihte bulunan örnekleri göstermeye gerek yoktur. Fiziğin bir sınırı olduğunu düşünmek yanlış olur. Hala gelişmekte olan fizik, geleceği de aydınlatmaya devam etmektedir. Evrenin diğer ucundaki galaksilerden ve milyonlarca ışık yolu uzaklıktaki maddeleri keşfetmek günümüzde kolaylıkla yapılabilmektedir. Bazı ölçümlerle madde üzerindeki basınçları ölçebilmekteyiz. Bilimin ve teknolojinin ilerlemesi ve ülke olarak gelişmemiz için fiziğe önem vermeliyiz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu